Amniyotik bant sendromu yerine ADAM kompleksi

AMNİYOTİK BAND SENDROMU
Amniyotik bant bebeğin içerisinde bulunduğu içi amniyon sıvısı ile dolu amnion zarının katlantı yapması sonucu oluşan ip veya perde benzeri oluşan bir yapıdır. Gebeliklerde yaklaşık 1200 de 1 oranda olduğu bildirilmektedir. Bu band bazen bebek açısından çeşitli sorun oluşturabilir fakat çoğunlukla bir sorun yaratmadan bebek normal görünümde doğar.

Amniyotik bant sendromu yerine ADAM kompleksi (amniyotik deformite, adhezyon, mutilasyon), amniyotik band sekansı, amniyotic distuption complex, konjenital amputasyon, konjenital kontrakte band, transvers terminal defekt gibi çok değişik ifadeler kullanılabilmektedir.

Amniyotik band olan bebekler çoğunlukla bir zarar görmeden doğmakla beraber bazı gebeliklerde fetusun kol ve bacaklarının amniyotik banda takılmasına bağlı kan dolaşımı bozulur ve uzuvlarda ödem, kısalma ya da şekil bozukluğu hatta kopma gibi durumlar oluşabilir.

Tedavi için yapılabilecek birşey olmamakla beraber anne karnında bandların kesilmesi gibi girişimler deneysel olarak yapılmaktadır ancak pratikte uygulanmamaktadır.

BAZI ÖNEMLİ KONJENİTAL ANOMALİLER

DOĞUMSAL (KONJENİTAL) ANOMALİLER
Yenidoğan bebeklerin yaklaşık %3-5 inde çeşitli yapısal anomalilere (anomali=normal dışı yapısal özellik) rastlanır. Gelişen teknolojiyle bazen erken dönemlerde anomalileri tespit etmek mümkün olup, hayatla bağdaşmayan anomalilere sahip bebeklerin daha fazla büyümesine olanak vermeden gebeliğin sonlandırılması mümkün olabilmektedir.

Doğumsal bozukluğu olan pek çok bebekte risk faktörü yoktur. Yine de bazı faktörlerin varlığında risk yükselir:
– Ailede ya da kişisel doğumsal bozukluk öyküsü
– Önceki çocuklarda doğumsal bozukluk olması
– Gebelik oluşumu sırasında belirli ilaçların kullanımı
– 35 yaş üstü gebelikler

Ancak bütün problemlerin saptanması hem imkansız hem de gereksizdir. Çünkü doğumsal anomalilerin önemli bir kısmı herhangi bir olumsuzluk yaratmayan, düzeltilebilir problemlerdir. Ultrasonografide temel prensip hayatla bağdaşmayacak anomalilerin mümkün olduğunca erken saptanması, böylece anne adayının ve ailesinin her anlamda mümkün olduğunca az yıpranmasını sağlayabilmektir .

BAZI ÖNEMLİ KONJENİTAL ANOMALİLER
Diafragma Hernisi: Karın ve göğüs boşluklarını birbirinden ayıran diaframdaki bir defekt nedeniyle karın boşluğundaki organların kısmen göğüs boşluğuna fıtıklaşması durumudur. Defektin ağırlığı göğüs boşluğuna geçen karın organlarının büyüklüğü belirler. pek çok doğumsal anomaliyle birlikte olma olasılığı vardır.Sinir sisteminin hemen tüm anomalileri,iskelet sistemine ait problemler genital sistemin ve böbrek mesane anomalilerininhemen hepsiyle birlikte orta çıkar.hafif vakalarda ameliyat sonrası sekelsiz yaşam mümkün olabilir.

Konjenital Kistik Adenoid Malformasyon: Akciğerlerde normal anotomide bulunmayan kistlerin varlığıyla ortaya çıkan bir hastalıktır. Çoğu kez tanı doğum sonrası koyulur ve cerrahi olarak tedavi edilebilir. Eğer ultrasonografide kistik adenoid malformasyon saptanırsa gelişim seri ultrasonografilerle takip edilir,fetal hidropsun ilk bulguları ortaya çıktığında doğumun gerçekleştirilmeli ve cerrahi tedavi uygulanmalıdır.

Fetusun iyilik halinin NST

NST (NONSTRES TEST)
Bebeğin kalp atışlarının seyrini ve kalp atışlarının bebek hareketleriyle, varsa kasılmalarla olan ilişkisini gözlemlememize yarayan testtir. Bu teslerden en yaygın kullanılanı NST’dir.

Bu gözleme göre fetusun normal ya da sıkıntı (distres) halinde olduğu anlamaya çalışılır. NST fetusun iyilik halinin saptanması için yapılan testlerden birisidir. Fetusun iyilik halini saptamak için yapılan diğer testler ultrason, amnion sıvısının ölçümü, doppler ölçümleri, biyofizik profil, OCT gibi testlerdir.

Prop olarak adlandırılan ve gebenin karnı üzerine sabitlenen iki ucu vardır. Proplardan biri rahmin kasılmalarını diğeri ise bebeğin kalp seslerini algılar. Algılanan kasılmalar ve kalp sesleri cihaz tarafından bir grafik kağıt üzerine aktarılır. Test sırasında annenin sol yana yatar pozisyonda olması rahime kan akımını arttıracağı için gereklidir.

Yaklaşık 20 dakika süren bu işlem sırasında gebelerden bebeklerin her hareketlerini hissettiklerinde ellerine verilen küçük bir butona basmaları istenir. Böylelikle bebeğin kalp atım hızı ve reaktivitesi (atım hızındaki değişkenlikleri), rahimdeki kasılmalar ve bebeğin kalbinin bu kasılmalara verdiği cevaplar hekim tarafından değerlendirilerek bebeğin sağlığı hakkında dolaylı bir bilgi elde edilmiş olur.

Riski olmayan gebeliklerde NST uygulamasının 36. gebelik haftasından sonra haftada bir, 40. gebelik haftasından sonra ise 2-3 günde bir tekrarlanması önerilir. NST işlemi öncesi annenin karbonhidrattan zengin diyetle karnını doyurarak tok olması önerilir. 28 haftadan küçük fetuslarda NST yapılmaz çünkü fetus henüz bu tür tepkiler verecek kadar gelişmemiştir. Fetusun uykuda olması da testi yanlış nagatif gösterebilir.

Fetusun iyilik halinin NST ya da diğer yöntemlerle değerlendirilmesi gereken durumlar:
– Fetal hareketlerin az hisedilmesi
– Erken membran rüptürü (Suların erken gelmesi)
– Amnion sıvısının az ya da fazla olması
– IUGR (Fetusta gerlişme geriliği)
– Günaşımı
– İzoimmnunizasyon (Kan uyuşmazlığı)
– Fetal anomaliler
– Çoğul gebelikler
– Anormal ya da irregüler fetal kalp atımları
– Hipertansiyon
– Diyabet
– Böbrek hastalıkları
– Kollojen doku hastalıkları
– Kalp hastalıkları
– Tirotoksikoz (Guatr testlerinde bozukluk)
– Hemoglobinopatiler
– Anemi